'İnsan fıtratına uygun şehirler üretilmeli'!
TOKİ Başkanı M. Ergün Turan, yüksek katlı modern binalar ve dev kulelerin büyük şehirlerin gerçeği olduğunu ancak bunun ideal şehirler için hedeflenen bir kentsel ortamı göstermediğini belirtti.

TOKİ Başkanı M. Ergün Turan'ın işaret ettiği insanın yaratılışını, tabiatını esas alan ev ve şehre dair bu temel yaklaşım, insanın var olduğu günden bu yana temel gayesi olan; maddi ve manevi ihtiyaçlarının karşılandığı, çevresel ve estetik değerleri barındıran, mutlu ve huzurlu olduğu mekanlarda yaşama arzusunun tarifi niteliği taşıyor.

"İnsan fıtratına uygun şehir" aynı zamanda, TOKİ'nin değişen üretim yaklaşımlarıyla birlikte ev ve şehre dair yeni perspektifin; tarih, kültür, sanat, mimarlık, mühendislik gibi farklı alanları insan odağında buluşturma arayışının da çıkış noktasını ortaya koyuyor. Dünden bugüne insan-konut-şehir ilişkisi ile ilintili tüm üretici ve yaratıcı disiplinler de, tartıştıkları kent olgusunda yine merkeze insanı alarak, insan odağından uzaklaşılmış zaman dilimlerinin hatalarını, eksilerini gidermeye; sürdürülebilir, yaşanabilir şehirler kurmaya odaklanıyor. İşte bu nedenle, "İdeal Kent, Akıllı Şehir, Yavaş Şehir, Yatay Şehir, Yerel Şehir..." ve daha pek çok şehre dair kavramın temelde aynı ortak hedefe; "insan fıtratına uygun şehirlere" varma arayışının parçalarını oluşturduğu görünüyor.

''İdeal kent anlayışı devam ediyor''

İdeal kent arayışının, yüzyıllar önce Farabi'nin eserinde olduğu gibi, bugün de devam ettiğini anlatan Turan, ortak paydanın insanların mutluluğu olduğunu belirtiyor: "Ünlü felsefeci Farabi, erdemli şehirlerden bahsederken, şehri bütün organları ile canlı bir varlığa benzetir. Nasıl ki bedenin organlan arasında hiyerarşik bir ilişki söz konusu ise, aynı şeyin sağlıklı bir bedene benzeyen erdemli şehirler için de söz konusu olduğunu ifade eder. Gelişen ve değişen kentlere, ekonomik gelişmişliğe ve yaşam tarzına bağlı olarak, daha nitelikli ve konforlu yaşam alanlarının üretilmesi için çabalar önümüzdeki süreçte de devam edecek. Bu kapsamın içinde; konut, çalışma hayatı, gelir/servet, sağlık, eğitim, çevre, güvenlik, sivil katılım, altyapı hizmetlerine erişim, sosyal yaşam ve yaşam memnuniyeti gibi birçok kriteri ele alabiliriz..."

Turan, ideal kent kavramı içinde insan merkezli, farldı kültürleri kaynaştırabilen, kentliye eşit hakların sunulduğu, kent dokusunun korunduğu, sağlıktan eğitime etkinlik ve eşitlik kriterlerinin de yer aldığını belirtiyor. TOKİ Başkanı, bugün dünyanın ilgi gören büyük kentlerinin "en yaşanabilir kentler" sıralamasında çok gerilerde kalmış olması ile yaşanan küresel çelişkiye dikkat çekiyor:

"Yüksek katlı modern binalar ve dev kuleler bugün büyük şehirlerin gerçeği olmakla birlikte, ideal kentlerin hedeflediği bir kentsel ortamı göstermiyor. Bizim kadim kültürümüzde yüksek binanın ölçütü ağaçların boyu kabul edilirken, bugün geldiğimiz noktada yüksek katlı dev binalar özellikle büyükşehirler için cazip hale gelmiştir".

Dünyada Viyana, Türkiye'de Isparta
Dünyada "yaşanabilir kentler" araştırması, gelişmişlik ile sürdürülebilir ve yaşanabilir olma arasındaki ilişkinin de boyutunu ortaya koyuyor. Dünyanın en yaşanabilir 230 şehri arasında Viyana 1. sırada yer alırken, daha çok ilgi gören, bazıları daha gelişmiş kabul edilen şehirlerden Paris 37., New York ve Tokyo 44., Washington 51. ve Madrid 52. sırada yer alıyor. Türkiye'de ise 2015 TÜİK verilerine göre, İsparta, yaşam endeksinde en yüksek endeks değeri ile ilk sırada yer alıyor. İsparta'yı sırasıyla Sakarya ve Bolu takip ediyor. Ancak bu şehirlerden daha gelişmiş olan, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirler listenin daha gerilerinde yer alıyor. Konutun da insanların sosyal ilişkilerinin temel boyutunu oluşturduğunu söyleyen Turan, bu birincil yaşam alanının eğitimden çalışma hayatına tüm sosyal ilişkileri doğrudan etkilediğini, bu nedenle konutun yaşam kalitesi açısından asgari niteliklere ve yeterliliklere sahip olması gerektiğini vurguluyor.

Dünya ideal şehrin peşinde

Bugün sadece Türkiye değil, tüm dünya "sürdürülebilir yaşam" esası üzerine konut ve şehircilik sorunlanna çözüm arıyor. Nüfus artışı, deprem riski, hızlı kentleşme ve gecekondulaşma şehirler için önemli bir sorun. Birleşmiş Milletler verilerine göre, dünyada yaklaşık 900 milyon insan gecekondu ve benzeri koşullarda yaşıyor. Kırsal nüfusun hızla kentsel nüfusa dönüştüğü bir gelişim seyri içinde, 1950'li yıllarda sadece yüzde 29'u şehirlerde yaşayan nüfus oranı bugün yüzde 50'yi aşmış durumda. Bu nedenle toprak ve insan ilişkisinin korunması, modemizm ile insan tabiatı arasındaki uyumun yeniden sağlanması için dünya ideal şehrini arıyor. Bu hedefle, mimariden mühendisliğe, kültür-sanattan ekonomiye, enerjiden teknolojiye pek çok yaşamsal değer ve kaynağı bir potada buluşturmayı vadeden projeler ele alınıyor.

Türkiye'de düzenlenen Akıllı Şehirler, İdeal Kentler, Smart City zirveleri gibi, dünyanın pek çok şehrinde uluslararası buluşmalar gerçekleşiyor. Ekonominin de sürdürülebilirliği açısından, çok uluslu şirketlerden STK'lara, hükümetlerden yerel yönetimlere farklı kesimler aynı arayışa; insanların huzur bulduğu, yaratılışı ile uyumlu şehirlere dönük çabalarını sürdürüyor.

Toki Haber Dergisi 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner36