Nazmi Durbakayım'dan ucuz konut ve pilot şehirler önerisi!
Türkiye'nin istihdam ve ekonomik katma değer artışına en fazla ihtiyacı olduğu bu dönemde, inşaat sektörünün lokomotif rol oynadığına vurgu yapan Nazmi Durbakayım “Sektör olarak 2017 yılında azimle çalıştık ve 28,7 milyonluk istihdamın % 7,7'sini yani 2,3 milyon kişiye çalışma imkanı sağladık. Yaklaşık 2,8 trilyon liralık Gayrisafi Yurtiçi Hasıla'nın yaklaşık yüzde 7,4'ü de inşaat sektöründen oluştu. Bu artan dinamizm satışlarda da kendini gösterdi ve sonucu 2017 itibariyle yaklaşık 1,4 milyon adetlik satış rakamı ile yeni bir rekora imza attık” açıklamasını yaptı.

İNDER'in 2017 yılını kentsel dönüşüm yılı ilan ettiğini hatırlatan Başkan Durbakayım, 2018 yılının ise depreme karşı seferberlik ve yaşanası pilot şehirler yılı olarak ilan ettiklerini belirtti.

1999 depreminin üzerinden tam 18 yıl geçtiğini belirten Başkan Durbakayım, bu süre zarfında, devletin çabalarına rağmen riskli binaların yeterli seviyede güvenilir hale getirilemediğine dikkat çekti. Türkiye'de halen 5,5 milyon riskli konut stoku olduğunu işaret eden Durbakayım, mevcut çalışma ile söz konusu tabut konutlardan kurtulmanın en az 50 yıl daha süreceğini söyledi. “Depremin bizi 50 yıl daha beklemeyeceği kesin. O zaman telaş etmeden çabuk olalım” diyen Nazmi Durbakayım, 1999 depremi sonrasındaki yapılaşmayı sekteye vuran sebepleri ortadan kaldıracak radikal kararlar ihtiyaç olduğunu ve bu şekilde depreme hazırlık sürecinin 15-20 yıla inebileceğini vurguladı.

Ulaşılabilir Fiyata Konut Üretimi
Türkiye'deki konut ihtiyacı olan kesimin %85'inin orta ve alt gelir seviyesine sahip olduğunu ifade eden İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım, “Ekonomik veriler, bu kesimi oluşturan bireylerin, çalışan iki kişilik aile bireylerinden olduğunu ve toplam gelirlerinin yaklaşık 6 bin lira seviyesinde olduğunu işaret ediyor. Bu ailelerin konut için ayırabilecekleri aylık azami miktarın 2 bin lira civarında olacağını varsayımı ile alabilecekleri brüt 70 -75 m2 ‘lik dairenin m2 satış fiyatı 2,5 ila 3 bin lira arasında olması gerekiyor. Bu fiyatlardan konut satılabilmesi için üretimde arsa girdisinin ise m2 başına 250 – 500 TL/m2 civarında olması gerekmektedir” açıklamasında bulundu.

Ucuz Konut Ve Yaşanabilir Şehirler
Nazmi Durbakayım, söz konusu konutları alacak ailelerin BESLENME, sağlık, ulaşım, eğitim, sosyal harcama gibi gereksinmelerini de makul bedeller ve makul sürelerde elde etmelerinin gerekli olduğunu söyledi. Bunun için YAŞANABİLİR ŞEHİRLER'in oluşturulması gerektiğini kaydeden Durbakayım “İnsanların işlerine yürüyerek veya toplu taşıma ile kısa zamanda ulaşabildiği, sağlık, eğitim, sanat & kültür, sosyal hizmetlerinin bedelsiz veya çok küçük bedeler ile sahip olabileceği PİLOT ŞEHİRLER kurmalıyız” dedi.

Yaşanabilir Şehirler'in Özellikleri
Başkan Nazmi Durbakayım, ucuz konutlardan oluşan yaşanabilir pilot şehirlerin kurulacağı arazilerin; tarım arazisi ve su havzası olmayan, heyelan bölgesinde, göç yollarında, doğal SİT alanı ve tam fay hattı üzerinde yer almayan bölgelerde olması gerektiğini söyledi. Buna ek olarak bölgenin ekolojik dengenin bozulmamasının da olmazsa olmazlardan biri olduğunu ifade eden Durbakayım, büyük şehirlere 30-60 km mesafede yer alacak bu arazilerde kamulaştırma bedeli de olmaması gerektiğini vurguladı.

125 -150 bin kişinin yaşayabileceği, çalışabileceği ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanabileceği bir PİLOT şehirlerin asgari 750 hektar (7.500.000 m2) büyüklüğünde olmalı gerektiğini ifade eden Başkan Durbakayım bu büyüklüğün 500 hektarının konut, 50 hektarının ticaret, 200 hektarının da sosyal donatı alanı olarak ayrılması gerektiğini kaydetti.

İNDER'in Çözüm Önerisi
Yaşanabilir Pilot Şehir kurulması önerisini getiren Nazmi Durbakayım, konuşmasının devamında çözüm önerisini de açıkladı. Durbakayım, tüm bu PİLOT ŞEHİRlerin kurulacağı yerin tespitinin, planlamasının, ihalesinin ve daha sonra işletilmesinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nda kurulacak yeni bir müdürlük marifeti ile yapılabileceğini önerdi.

Yaşanabilir Şehirlerin tespitinden inşasına, maliyetinden ihalesine kadar her detayın kamu yararı gözetilerek yapılması gerektiğini söyleyen Nazmi Durbakayım, bir müteahhit olarak önerilerini şöyle sıraladı;
Bu alanları tespit ettikten sonra yapılacak master planlar ile bu şehirlerin imar planları çağımızın gereklerine uygun olarak yatay mimari esaslarında, en az karbon salınımında ve yenilenebilir enerji kullanımı ve hedef 0 enerji kaybı şartlarında oluşturulmalıdır.

Bu şehirlerin planları, kamu beğenisini de ön planda tutan yarışmalar sonunda ortaya çıkmalıdır.

Bu PİLOT şehirlerin bir veya daha fazla şehre ulaşım projeleri yapılmalı. Güzergâhların etrafında yaratılacak değer artışlarının bir kısmı ülke kamu yararına kalan kısmı da bu PİLOT şehrin alt yapısı ve diğer ihtiyaçları için kullanılmalı.

PİLOT şehrin inşası için yapı müteahhitlerinde olması gereken kriterler tespit edilmeli. Gerekli vasıflara haiz yapı müteahhitleri arasında yapılacak ihaleler ile şehrin yapımı makul büyüklüklerde olmak üzere kat karşılığı, hasılat paylaşımı, yap işlet devret modelleri ile inşa edilmeli.

PİLOT şehrin alt yapısı ile raylı ve kara yolu ile mevcut şehirlere ulaşım bağlantıları yap işlet devret modeli ile ihale edilebilir.

Açık Eksiltme Yöntemi ile İhale
İnşaat sektöründe alışılagelmiş ihale yöntemlerinin yüksek fiyat nedenlerinden biri olduğunu hatırlatan Nazmi Durbakayım, insanların ulaşabileceği seviyede olma şartı ile ihalelerin açık eksiltme yöntemi ile yapılabileceğini söyledi. Pilot şehrin oluşturulmasından doğacak rantın sadece ve sadece orta ve dar gelirli vatandaşların ulaşılabilir rakamlar ile konut edinip, dünya standardında yaşayabilecek çalışacak, sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilecek yaşanası şehirlerin kurulmasının amaçlandığının altını çizen Nazmi Durbakayım konuşmasına şöyle devam etti;

“Nitelikleri belirlenmiş konutların fiyatı maksimum 3.000 TL/m2’den satması şartı ile -bu rakam senelik enflasyon kat sayısı ile düzeltilebilir- yapı müteahhidine ihale edilebilir. Yapı müteahhidi, asgari belirlenmiş niteliklerde ve bu rakamdan satmak şartı ile idareye ne kadar pay vereceği şeklinde teklifini yapmalı. İdare aldığı paylar ile alt yapı, donatı alanı vs. yatırımları yapmalı.”

Konut maliyetinin düşük olması için devlet desteğinin de şart olduğunu belirten Nazmi Durbakayım, bu bölgede yapılan işlerde alım satım vergisi, noter harçları dahil her türlü harçların olmaması gerektiğini ve KDV muafiyetine sahip olmasının çok önemli olduğunun altını çizdi.

Konuşmasını tamamlayan Nazmi Durbakayım, bunların bir hayal olmadığını gelişmiş ülkelerdeki şehirleşmenin de benzer yapıda olduğunu hatırlattı.

Sözcü
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108