banner4
banner13

Sektörden yatay mimariye tam destek!
banner30
İstanbul'un 'yükseklik' meselesi tekrar ülkenin gündeminde. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bir süredir 'Gökkafes' örneğiyle gündeme taşıdığı yükseklik konusunu, önceki gün de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da tekrar tekrar vurguladı. Kentsel Dönüşüm ve Akıllı Şehirler Kurultayı'nda konuşan Erdoğan, burada İstanbul'un mimarisi konusunda başka bir boyuta geçildiğinin altını kalın çizgilerle çizerek, 'Artık dikey yapılaşmadan yatay yapılaşmaya geçmemizin zamanı gelmiştir.' dedi. Özellikle Kanal İstanbul çevresinde dikey mimariye müsaade edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi. 



16/9 MİLAT OLDU

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tekrar dikkat çektiği 'yükseklik' meselesi aslında uzun süredir Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın da TOKİ'nin de öncelikleri arasında. Türkiye'yi inşa eden mimar ve inşaatçılar da 'yükseklik hassasiyeti' konusunda hemfikir. Mimar Murat Kader, 16/9'un bu konuda milat olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor. Kader, "16/9'un tarihi yarımadayla ilişkisinin sorgulanması, İstanbul'da yüksekliklerin yeniden tanımlanmasına neden oldu. Ve bu sayede son 3 yılda yeni binaların tamamı bu yeni yükseklik tanımlarına uygun olarak yapıldı. Hatta hiç siluete girmeyen Bahçeşehir, Bağcılar gibi bölgelerde dahi yükseklikler değişti" dedi.

Erdoğan ne demişti?
Artık dikey yapılaşmadan yatay yapılaşmaya geçmemizin zamanı gelmiştir. Mesela Kanal istanbul'un çevresinde dikey mimariye müsaade edilmemeli. Ankara'da, istanbul'da, hatta diğer şehirlerimizde bu istikamette atılması gerekli adımları görüyorum. Şehir merkezlerinden onlarca kilometre uzakta oldukça da geniş, boş alanların ortasında 30 katlı, 40 katlı binalar yükseliyor. Bu kabul edilebilir değil. Akıllı şehir yüksek bina demek değildir.

Vereceğimiz efekte dikkat etmeliyiz
Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım: Müteahhitler, yatırımcılar olarak bizim de vereceğimiz efekte dikkat etmemiz gerekiyor. Bunun en iyi örneği Safranboğlu Evleri. Herhangi bir yasa veya engel olmamasına rağmen bu evleri yapanlar, silu ete evlerin birbirini kapatmamasına dikkat etmişler. Tabii istanbul gibi bir metropolde tamamen yatay mimariye dönülmesi bu saatten sonra zor. Ancak pilot şehirlerde, merkeze raylı sistemlerle bağlanan yatay yaşamlar yaratılabilir.

Türk insanı bu tarz mimariyi hak ediyor
Arıkan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Habip Arıkan: Kurulduğumuz tarihten bu yana yatay mimariyi destekliyoruz. Arıkan Yapı olarak sayın Cumhurbaşkanımızın beyanından mutluluk duyduk, istanbul çevresinde oluşturulacak yeni yerleşim alanlarıyla arazi bulma sorununun çözüleceğini ve yatay mimari örneklerinin çoğalacağına inanıyoruz. Yatay yaşam felsefesinin bayrağını en ön de taşıyan bir firma olarakTürk insanının bu mimariyi hak ettiğine inanıyoruz.

Tarihi bölgelerde yapılaşma olmasın
DKY inşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Dumankaya: Şehrin çeperlerinde boş arsaların bulunduğu yerlerde gökdelen yapmanın hiçbir anlamı yok. Elbette aynı şey tarihi yapının bulunduğu bölge için de geçerli. Süleymaniye hattı içinde hiçbir yapılaşmaya izin verilmemeli. Bu bölgede farklı bir rehabilitasyona gidilmeli. Diğer taraftan ülkede konut talebi ve ihtiyacı sürüyor. Bu talebin de bölgesel yüksekliklerle karşılanması gerekiyor.

Akşam Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner7

banner36